OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARDA OYUNUN ÖNEMİ

Oyun, çağdaş eğitim sisteminde çocuğun yaparak ve yaşayarak öğrenmesi; bireyi öğrenme sürecinde etkili kılmayı, kendini gerçekleştirmeyi ve üretken olmayı ve başkalarıyla olumlu ilişkiler kurmasına katkı bulunan yöntemdir. Çocuğun kişilik gelişiminde ve eğitiminde oyun önemli bir yer tutmaktadır.

Çocuk, aktif olduğu ortamda daha iyi öğrendiği için çocuklara hayali düşüncelerini gerçekleştirebilmeleri için fırsat vermek gerekir.  Bu fırsatı verince çocukların yaratıcılığını, özgür ve çok boyutlu düşünebilmelerini, kendilerine güven duymalarını, problem çözme, keşfetme ve güçlüklerle başa çıkabilme becerilerini geliştirmelerini sağlayacaktır. Oyun; diğer çocuklarla aktif bir şekilde etkileşim içinde olmasını sağlamaktadır. Böylece çocuk çevresiyle ilişki kurarak düşüncelerini yansıtmasına (dil gelişimi ve bilişsel gelişimini destekleyici) ve duygu (duygusal gelişimini destekleyici) olmaktadır(Hazar, 2005: 12).Çocuk oyun oynarken yaratıcılığını kullanarak, kendini özgürce ifade eder. Bu ifadeyi yaparken oyun; hoşgörülü ve  demokratik olamasıda, kendini tanımasında, işbirliği yapabilmesinde yardımcı olacaktır(Adıgüzel, 2001; San, 2002; Akt: Ömeroğlu, 2003:22).

Çocuklara istenilen davranışların tutumların ve alışkanlıkların kazandırılması için uygun eğitim tekniklerinden biri de oyun ve dramadır. Eğitim tekniklerinden biri olan drama okul öncesi eğitime büyük katkıları vardır  (Aral, 2000:51). Drama, çocuklarda işbirliği becerisinin gelişimini desteklemektedir (Sternberg, 1998). Sosyal gelişimi hızlandıkça çocuğun kendine güveni artmaktadır. Bu sosyal gelişim sonucunda iletişim ve   problem çözme becerileri de gelişecektir.  Çocuk aktif olacak ve pasiflikten sıyrılacaktır. Bağımsız olmayı ve demokratik olmayı sağlayacaktır. Becerilerinin farkındalığına varmasını sağlar(Tahta, 1999).

Çocuğun tanımak için en doğal ve en sağlıklı yol oyundur. Yetişkinlere nispeten çocuklar sürekli ve hızlı bir şekilde büyür ve gelişir.  Okul öncesi çocuklarda oyun çok önemli yer tutmaktadır.  Bu sebeple çocuğun insanlara, olaylara, dünyaya bakışları oyunla anlaşılmaktadır. Kim olduklarını oyunla ortaya koyarlar(Sevinç, 2004:90). Ciddi bir uğraş olan oyun çocuğu anlamada en büyük belirteçtir. Çocuğn eğlence kaynağıdır.Kişilik ve eğitim gelişiminde önemli bir yeri olan oyun yöntemiyle çocuğun nefretini, sevgi arayışını ve saldırganlığını gözlemlenir.
Oyunla ilgili yapılan araştırmalarda bazı farklı tanımlar mevcuttur örneğin; Lazarus’a göre oyun, hedefi olmayan, mutluluk getiren kendiliğinden ortaya çıkan bir aktivitedir(Aral, Gürsoy, Köksal, 2001:8). Başka bir tanıma göre ise tasarlama ve tecrübe yoluyla gerçeği öğrenen insan yeteneklerinin çocuksu halidir(Arnold, 1979;Akt: Poyraz, 2003:136).

Piagete göre ise; dış dünyadan alınan uyaranları kendi içinde uyum sistemine yerleştirme ve özümleme olarak tanımlamıştır. Çocuk için oyun doğal bir süreçtir, doğaçlamadır ve içten güdümlüdür. Mantık ve sıra gerektirmez ve eğlenceli bir etkinliktir. Özgür bir ortamdır ve çatışmalardan uzaktır. Montaigne göre; çocuklar için ciddi ve en gerçek uğraştır.

Caillois’e göre ise; gerilim ve eğlence duygularını içeren gerçek hayattan farklı olduğu bilinci ile yapılan gönüllü faaliyettir, fakat belli bir alan ve zaman süreci içinde bağlayıcı olan kurallara göre sürdürülen bir aktivitedir (Baykoç-Dönmez, 1992:12; Akt: Poyraz, 2003:6).

Yetişkinler tarafından değil çocuğun koyduğu kurallara bağlı olarak, zevk unsuru taşıyan, belli bir amacı olmayan, kendiliğinden gelişen davranışlardan oluşmaktadır(Kurt vd., 2007:294; Akt: Kuru, 2008: 50).Jersild’e göre çocuklar oyun oynarken tıpkı yetişkinler gibi yeteneklerini ve becerilerini sergilerler. Ve bu yönüyle bakıldığında çocuk için en ciddi uğraştır.

Okul öncesi çocuklar için oyun,sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluk ve kırıklıklarını, düşmanlıklarını ve iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun dildir(Kamaraj, 2000:177).Çocukluk döneminin temel amacı oyunda toplanmıştır. Bu etkinliklerle oyun, çocuğun duyguları ifade etme yolu, sıkıntılardan kurtuluş, özgürce yapılan, haz veren, mutluluk kaynağı olan, çocuğu geliştiren ve eğlendirendirmektedir.  Ayrıca  çocuğun tüm gelişim alanlarını destekleyen öğrenme, yaratma, tecrübe kazanma, iletişim kurma ve yetişkinliğe hazırlanma aracıdır (Poyraz, 1999:136). Oyun ilk yaşlarda; nesneleri tutma, kavrama, bedeni kontrol etme, nesnelerin işleyiş tarzlarını kavrama yeteneği gibi beceriler kazandırarak psiko-motor özelliğini geliştirmektedir. Kendini rahatça ifade etmesini, çevreyle etkileşime girmesini ve etraftaki olaylardan haberdar olmasını sağlayarak psikomotor gelişimini olumlu yönde etkilemektedir. İletişim becerilerini geliştirerek özgürlük ve bireysellik kazanmasını sağlayan daha sonra da toplumsallaşmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır(Gürün, 1984, Uluğ, 1999; Akt: Ayan, 2009: 8). çocuğun özellikle,. 3-6 yaş dönemi ileriki hayatındaki karakter , kişilik açısından öenmli olduğunu düşünürsek bu yaşlarda oyunun önemi daha iyi anlaşılmaktadır. ,İçinde bulundukları dünyadaki her şeyi ya da hayal ettikleri bir şeyi temsil etme yeteneğine sahip olan çocuklar
Oyun, onun nesneler dünyasıyla ilişki kurmasını sağlayarak  çocuğun fiziksel ve zihinsel yapısını geliştiren önemli bir etkinliktir. Çocuğun çevresi ile ilişki kurmasına yardımcı olarak sosyal bir varlık olarak benliğini bulmasına yardımcı olmaktadır (Aral vd., 2000: 15).

 

KAYNAKLAR

•    ARAL, N., BARAN, G. (2000). Drama. İstanbul: Ya Pa Yayıncılık.
•    ARAL, N. (2001). Okul Öncesi Eğitiminde Oyun. İstanbul: Ya Pa Ofset.
•    ÇELİK, N., DAŞCAN, Ö. (2009). Okul Öncesi Eğitim Programı ve Öğretmen Kılavuzu. Ankara: Anı Yayıncılık.
•    GÖNEN, M. (2002). Çocuk Eğitiminde Drama, İstanbul: Epsilon Yayıncılık.
•    HAKTANIR, G. (2008). Okul Öncesi Eğitime Giriş. Ankara: Anı Yayıncılık.
•    JONES, M. (2001). Oyun ve Çocuk. Çev., Ayda Çayır. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık.
•    KAF, Ö. (1999). Hayat Bilgisi Dersinde Bazı Sosyal Becerilerin Kazandırılmasında Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.
•    KARADAĞ, E., ÇALIŞKAN, N. (2005). Kuramdan Uygulamaya İlköğretimde Drama. Ankara: Anı Yayıncılık.
•    KILDAN, A. O. (2001). Oyunun Çocukların Gelişim Özelliklerine Etkisi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.
•    KOCAYÖRÜK, A. (2000). İlköğretim Öğrencilerinin Sosyal Becerilerini Geliştirmede Dramanın Etkisi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
•    KURU, O. (2008). 7- 12 Yaş Çocuklarının Psikomotor Gelişimlerinde Oyunun Etkisi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ.
•    ÖMEROĞLU, E., E. Ö. (2003). Okul Öncesi Eğitimde Drama. Ankara: Kök Yayıncılık.